Hala devam eden öğrencilik hayatımın 2 yılı yurtta geçti. 2015 yazında ben Ankara’da kalıp çalışacaktım, yurt arkadaşım ise staj yapacaktı. Yaz döneminde devlet yurtlarında bir tane nöbetçi yurt belirlenir ve o şehirde yurtlarda ikamet eden öğrenciler o yurtlara taşınır. O sene bizim kaldığımız yurt nöbetçi olmuştu fakat 4 bloğun – bizim bloğun da dahil olduğu- 2 si kapatılıp kalan ikisi açık olacaktı. Abdullah’ın da Ankara’da staj yapacağı kesinleşince madem kendi odamızda kalamıyoruz biz de hep beraber şu anda ev arkadaşlarım olan kişilerin eski evinde kalıp kiraya ortak olalım dedik.

Yurtlar kapandı eşyaları alıp geçtik o eve. Kapıda karşılandık tabi “çekirdek” bir aile tarafından. Daha doğrusu onların evi o evin bahçesi idi. Bir anne 4 tane de yavru kedi. Anne biz gelip geçerken koruyucu, yavrular merakla birlikte tedirgin. Küçüklüğümden beri kedileri severdim ve bu fırsat bir kedi sahiplenme fikrini bende pekiştiren olay olmuştu. Yavrular henüz taş çatlasa 2 aylık ve halen annelerini emiyorlardı. Tavsiyesini aldığım bir kaç insan dolayısıyla biraz daha palazlandıktan sonra bir tanesini eve almaya karar verdim. O zamana kadar da boş vakitlerimde oyun oynuyor, onları besliyor hiç olmaz ise pencereden izliyordum.

Bir gece sabaha karşı köpek havlamaları ve miyavlamalarla uyandım. Pencereden baktığımda ise 15 civarı köpek, yavruları öldürmüş, sonuncusu bodrum kata saklanmış başında da bir köpek. Dışarı çıkamadım, elimden geldiğince kovmaya çalıştım. Bir süre sonra köpekler gitti ve aşağı indim. 3 kardeş sokakta yatıyordu. Bodruma saklanan kedi ve annesi ise ortalarda yoktu. Hem uykudan o şekilde uyandırılmanın etkisiyle hem de üzüntüyle o saatten sonra uyumadım ve sabahı buldum. Aradan bir kaç gün geçti ve ortalarda ne anne ne o yavru. Benim planlar bozuldu.

Aklıma koymuştum bir kere artık. Sahiplenecektim. İnternet üzerindeki ilanları gezmeye başladım. Bir ilan gözüme takıldı. Mimarlık ofisinde çalışan 2 mimar arkadaş sokakta annesini kaybetmiş 2 aylık bir kedi için sahiplendirme ilanı vermişti. Aradım ve sahiplenmek istediğimi belirttim. Tabi bu gibi işleri artık sosyal sorumluluk boyutuna taşımış insanlar oldukları için 2 aylık bir yavruyu bir öğrenciye vermek istemediler. Benim ısrarlarım üzerine aynı şekilde yavrunun bulunduğu klinikte biraz daha az bakıma ihtiyacı olacak büyüklükte bir kedi olduğunu ve istersek onu verebileceklerini söylemeleri üzerine arkadaşımı da alıp yola düştüm.

Ofislerine girdiğimizde yine 4 adet meraklı göz bizi karşıladı kapıda. Adeta ofis onların, diğerleri çalışan veya kiracı konumunda. Uzun bir brifingden sonra kliniğe gittik ve şu anda halen beraber yaşadığım pamuk, leeroy, canan, kontes kucakta bize takdim edildi. Bunların hepsi ayrı ayrı kedi ismi değil fakat herkesin bir kediye koyduğu farklı isimler. Dolayısıyla 4 tarafı da kırmamak adına 4 ismi bulunmakta. Geldiği ilk günden itibaren evde ilgi odağı olmayı başaran bu arkadaş fiziğini kazanmakta fakat halen çocuk. Günün tamamında ya oyun oynuyor, ya uyuyor. Şu zamanlar itibariyle eve geldiğinden bu yana 1 buçuk yıl oldu ve değişen hiçbir şey yok. Sadece oyunları daha sert, özgüveni daha yüksek ve kendi alanları daha belirli. O ofiste olduğu gibi bizde de evin sahibi konumunda ve biz sadece mahcup birer misafiriz.

Ben o zamanlar için konuşacak olursam, bir heves olarak başladım evet. Ama şu an o hevese bağlı kalarak çok yakın bir arkadaş edindim. Konuşamasak bile anlaştığımız, kendimizi az da olsa birbirimize ifade edebildiğimiz dominant bir arkadaş!

İsmail Kicimusla

İsmail Kicimusla

29 Mayıs 1994 tarihi doğumlu olup Ankara’da yaşamaktayım. 2012 Yılında başladığım Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde Lisans eğitimime devam etmekteyim.
İsmail Kicimusla

Latest posts by İsmail Kicimusla (see all)