Masal bu ya… Bir varmış bir yokmuş diye başlar masallar. Masallar neden böyle başlar bilmiyorum ama insan denen canlı  bir bakmışsın var bir bakmışsın yok. Bu bir varmışsın ve yokmuşsunun arasındaki  bir yoldur hayatımız. Yolculukta var olan yolcular. Hep beraber yol aldıklarımız, yol arkadaşlarımız, ailemiz, arkadaşlarımız, dostlarımız ve aşklarımız…

Varlık ve yokluk arasındaki yol tekdir. Hepimiz bir gün gelir sürecimizi tamamlar ve yolculuğu bitiririz.

Var olma ve hayatımızı sürdürme çabamız içinde yer alan yol arkadaşlarımız bizim için bu yola çıkmadılar. Aman karıştırmayın. Hepimizin ayrı ayrı yoluna devam etmesi gerekiyor. Bu durum kimseden bir şey beklemememiz gerçekliğinin bence en önemli kanıtıdır.



Ama masal böyle devam etmiyor. İnsanoğlu bir yolda olduğunu bir gün yok olacağını veya yol arkadaşlarının kendileri için o yolda olmadıklarını, bir gün gideceğini  unutabiliyorlar. Belki de unutmuyor ama böylesi daha işine geliyor da diyebiliriz. İnsanların birçoğu masallardaki gibi kötü ve iyinin savaşını yaşadığını hem kendi içinde hem de dış dünyada hep bu savaşı verdiğini unutup yoluna devam ediyor.

Masal bu ya yolunu kaybedenler de yolunu arayanlar da kendini tanımaya çalışanlar da hepsi ölecekmiş. Oysaki masalların sonu hep mutlu biter. Bu masalın sonu nasıl mutlu bitecek. Seven sevdiğine kavuştu mu?  Kötüler cezasını alır mı?

Masalının kahramanı olan sen, umarım eksikliğini bulup yolunu onu tamamlamaya çalışarak bitirebilirsin. Yoluna çıkan her yolcu ve  başına gelen her olay sana seni bilmen için çıkmış senin masalının ana fikridir. Okumuş olmak için okumamış, ana fikri bulup hayatına katmış olan masallarınız olsun. Masalınızın kahramanlarını yani yol arkadaşlarınızı da siz seçtiniz unutmayın. Sakın sakın!