Anne baba olarak, eğitimci olarak hatta sokağımızdaki esnaf olarak çocuklarımızın yaşama hazırlanmasında ayrı ayrı rollerimiz bulunmaktadır. Çocukluk çağında düşünce yapıları ve davranışlarında aile fertlerini örnek alsalar da büyümeye başladıklarında onlar için dış dünya aileden fazla rol model olmaya başlar. Bu yüzdendir ki evde ve okul ortamında bazı değer yargılarını, güzel meziyetleri artırıcı yönlendirmeler ciddi önem kazanmaktadır. Biz büyüklere göre basit görebileceğimiz bazı davranışları çocukların öğrenmeleri ilerleyen hayatlarında onlar için inanılmaz kazanç sağlayacaktır.

Büyüklerine saygılı olmak, saygılı davranmak, sağlıklı iletişim becerilerini bilmek ve kullanabilmek, içinde yaşadığı topluma sahip çıkabilmek, kendine, çevresine verimli bir birey olabilmek, temizlik, dürüstlük gibi aslında insan olmanın gereklerini bilmek ve ona göre davranış geliştirebilmek çocuklara kazandırılması gereken meziyetlerdendir ve bunlar aslında büyüklerin üzerine ne kadar büyük görev düştüğünü de göstermektedir.



Çocuklarımızın öğrenmeleri gereken güzel meziyetlerden biri de hiç şüphesiz ‘sosyal sorumluluk bilinci’ kazanmalarıdır. Sosyal sorumluluğu, kişilerin bir arada yaşarken içinde yaşadığı ortama, topluma duyarlı olmalarıdır diye tanımlayabiliriz. Zaten insanlar yaşamları boyunca gereken sorumluluk duygusuyla hareket edebildiklerinde, kendi paylarına düşen davranışları gerçekleştirebildiklerinde, toplumun fertleri olarak hepimiz daha huzurlu ve daha sağlıklı ortamlarda yaşayıp, sağlam karakterli nesiller yetiştirmiş olacağımız kanaatindeyim.

Peki çocuklara, ailede, okullarda sosyal sorumluluk bilinci kazandırmak neden önemli? Sorumluluk bilinciyle hareket etmek çocuklara neler kazandırıyor?

Sosyal sorumluluk bilinci kazanan çocuk duyarlı olmayı öğreniyor. Ailesine, arkadaşlarına, olaylara karşı duygularını harekete geçirebiliyor. Olumlu düşünme güçleri artıyor. Başkası için neler yapabileceğini düşünüyor mesela. Karşılıksız iyilik yapmayı öğrenmiş oluyor. Çalışmayı, bir şeyler üretebilmeyi, hayal gücünü geliştiriyor. Yaşıtı veya ihtiyacı olan birilerine neler yapabileceğini hayal ediyor çünkü. Eğer bu çalışmalar özellikle okul ortamında gerçekleşiyorsa ekip çalışması, başkalarıyla işbirliği yapmayı öğreniyor. Farklı karakterdeki arkadaşlarıyla birlikte hareket etmek, durumunda kalabiliyor çünkü. Paylaşmayı öğreniyor. Bazen kendi eşyalarını, kitaplarını… İhtiyacı olan birilerine yardım etme duygusunu hissetmeyi öğreniyor. Empati kurabiliyor. Bir gün kendinin de ihtiyacı olabileceğini düşünüyor çünkü. Daha artırabileceğimiz aklınıza gelecek birçok olumlu duygu ve düşünce yapılarını farkında olarak veya olmayarak öğretmiş oluyoruz bugünün çocukları yarının yetişkinlerine.

Yine farkında olarak veya olmayarak yatırım yapıyoruz geleceğe, geleceğimize!

 


İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Ergenler Üzerinde Kıskançlık Duygusunun Etkisi

Anne Baba Duy Sesimi