Türkçede “ikili”, “ikilem”, “ikili denge” anlamındaki terim. Hayır-şer, iyilik-kötülük, doğruluk-yanlışlık, eril-dişil, sıcak-soğuk, gece-gündüz, mikrokosmoz-makrokosmoz gibi iki gücü, iki varlığı, iki unsuru ifade eder.

Ben ise duygu düşüncelerimde ikilem yaşadığımda çoğu kez kendi kendime kızarken buluyorum kendimi. Ya siz, birini severken nefret etmediniz mi? Ya da bırakıp gitmek isterken sarılmadınız mı sımsıkı? Böyle bir olayı yasarken, his dünyama birbirine zıt birçok duygu ve düşünce hücum ediyor ve sonuç olarak ben saçmalıyorum.

Neden saçmaladığımı düşündüğümde, zıt duygular hücum ettiğinde, hayatımı anlamlandırma çabasını yoğun yaşadığımı fark ediyor, sıkılıyor ve birini seçmek zorunda hissediyorum; bence insan yapısı ikilemleri sevemiyor. Eski mısır yazıtlarında söyle bir söz mevcuttur: “İlahlar ikiliği bir etmiş insanlardır. İnsanlar ise birliği bilmek ister ancak ikiliği yaşar.”

Bütünü oluşturmak için ikilemlere ihtiyacımız vardır oysaki. İkilemlerden birini seçmek zorunda değilizdir ama öyle hisseder ve bir tarafı seçeriz. Ancak duygularımızdan birini seçtiğimizde diğerini ihmal etmiş oluruz. Erteleriz, yok sayarız; böylece korkulu, takıntılı, kaygılı davranışlara bürünürüz. Bütünü kaçırmışızdır artık, yolumuza tek taraf ile devam ederiz.

Bir bütüne hizmet eden her parçamızı reddetmeden önce, güven duygusu içinde tolere ederek kabullenebilirsek, birleştirebilir ve birlik yaratabilirsek, yeni bir dünyaya ulaşmış oluruz. Bu yeni dünya yaşadığımız ikilem dünyasından her zaman farklı ve anlamlıdır. Çünkü yenidir.

Son yıllarda çok fazla empati ve farkındalık yaratmakla ilgili cümleleri duyduk, bu cümleler sadece karşımızdakini anlamamıza yaradı, ama birlik yaratmadı. Birlik yaratmak için belki de görünenden fazla görünmeyene yönelmek gerekmektedir. Görünen davranış ya da duygunun altında yatan düaliteyi anlamak. İhtiyaçlarımızın gerçek görünmeyen yüzüne bakabilmek. İkiliklerimizden birlik çıkarabilmek.

Sen ve benden bizi çıkarmak gibi.

İyi ya da kötü demeden önce anlamak gibi.

Gökyüzünün en güzel saati güneşin doğuşu ve batısı sırasındaki kısa anlardır. Ne gece ne de gündüz o kısa anlardaki kadar muazzam olamaz bence, sizce?

Denge hiçbir zaman mükemmellik hali değildir. Denge, olanı değerlendirerek sonucunda oluşumu yeniden düzenleme durumudur.

Duygu ve düşüncelerinizde ikileme düştüğünüz durumlarda, birini seçip ikilikte kalmak yerine teklik ve birliği tercih edip, yeni bir oluşumu dönüştürmeyi deneyin, gelişin ve geliştirin.