Sigmund Freud, insanın iki temel ihtiyacının sevmek ve üretmek olduğunu söylemiştir.  Severek çalışmak ve üretmek, her gün yaşama olumlu bir enerji ile pozitif olarak başlamak, güler yüzlü olumlu bir gün geçirmek hepimizin isteği.

Hayatımızda meydana gelen tüm olumsuz olaylar gelip geçerken, aynı olaylara hepimiz farklı anlamlar ve farklı tepkiler göstermekteyiz. Bu farklılıkların nedeni hepimizin farklı düşünmesi ve düşüncelerimizin de bireysel yaşantılarımız nedeni ile farklılaşması. Bizi rahatsız eden düşüncelerden kurtulabilirsek eğer daha üretken ve daha mutlu insanlar olabiliriz. O zaman düşüncelerimizi ve düşüncelerimize neden olan duygularımızı yönetmeyi öğrenmeliyiz.

Düşüncelerimizi yönetebilmek, farklı bakış açıları ile dünyaya bakabilmek ve her zaman bir çıkış yolu bulabilmek daha küçük yaşta öğrenilebilir. Belki düşünme becerileri dersi bile olabilir.

Beynimize sınırları, olmazsa olmazları koyan gene biz ve bizim yaşantılarımız. Kendimizi genellemelerle şartlamışız. Sınırlarımızı geçirgen ve esnek yapmak gene bizim elimizde. Sanat ve sporla ilgilenmek de bu anlamda bize iyi gelecektir. Kendimize sevgi, saygı, merhamet etmeyi unutuyoruz galiba.

Yaşam akıp giderken o kadar hızlı ki kendimizi ve sevdiklerimizi unutuyoruz. Koşuşturmayı bırakıp bir an düşünmeyi seçebiliriz. Sıkıntılı ve kendimizi kötü hissettiğimizde bir an dursak, kendimizi önemli ve değerli hissetsek ve duygularımızı olumluya çevirsek belki her şey daha kolay olur.

Hepimizin hayatında her an olumsuzluklar olabilir ve olan durumun daha kötüsü de olabilir. Olumsuzluklara dur diyemeyiz ama bu olumsuzlukların yaşattığı düşünce, korku ve kaygıya engel olabiliriz. Bugün havanın nasıl olacağına karar veremeyiz, ama havanın durumuna göre önlemler alabiliriz ve yeni planlar yapabiliriz. Aynen hayat gibi. Hava gün içinde değişir aynı duygularımız gibi, bir gün çok önemsediğimiz bir durum değişebilir veya bizim için önemini yitirebilir.

Her olay, duygu ve düşüncenin geçici olduğunu ve hiçbir şeyin ilk anda yaşattığı etkiye sahip olmadığını unutmayalım.

İnsanın yaratılmışlar içindeki en değerli ve önemli varlık olduğunu, mutluluğu ise istersek seçebileceğimizi unutmayalım. Evet, mutluluk bir seçimdir. İnsan her şeye muktedirdir. İçimizdeki güce güvenmeli ve öğrenilmiş çaresizliklerimizden vazgeçmeliyiz. Kendimizi yönetmeliyiz. Olumlu telkinlerde bulunmalıyız. Sevmeli ve üretmeliyiz. Üretken nice günlere…

 


İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Ders Çalışma ve Başarı Önündeki Engeller

Sınava Hazırlık Dönemi

Bir Varmış Bir Yokmuş