Son günlerde çevremde kiminle sohbet etsem ya yorgun, halsiz, ya hasta, ya da mutsuz olduğuyla ilgili cümleler kuruyor. Bunların altında da tabi çeşitli sebepler sıralanıyor. Aile, iş, sosyal çevre başlıkları bunlardan bazıları… Günümüzün büyük kısmını iş mesaisinde geçiriyor olduğumuzdan mıdır nedir çoğu zamanda iş ortamı ve iş ortamındaki insanlarla yaşananların, bu olumsuz duyguların ana karakterlerini oluşturduğunu görüyorum.  İşini severek yapan biri olarak benim bile bazen çalışma saatinin bitmesi için dakikaları gözlerken bulduğum oluyor kendimi. İşten çıktığımda derin bir nefes aldığımı, kendimi özgür hissettiğimi, hatta bazen de mutsuz hissettiğimi… Evdeki gece uykuya geçişten önceki düşünce mesailerimde düşünüyorum bu yaşadıklarımın sebeplerini yine çoğumuzun yaptığı gibi.  Önce kendimi değerlendirmeye alıyorum. Neyi yapıyorum, neyi yapmıyorum veya ihmal ediyorum artık da bu duygularla işe gidiyorum veya işten çıkıyorum. Ne kadar da çook şey varmış düşününce meğer. Neler mi? Bakalım sizin de evet ben dee ben dee dediğiniz şeyler var mı?



En basiti her gün aynı yoldan gidip geldiğimi.  Aynı esnafın önünden geçtiğimi. Eskiden olduğu gibi uzun yürüyüşler yapmadığımı. Dönüş yolundaki mağazalara uğramadığımı veya uğramak bahanesiyle yolumu uzatmadığımı. Minik bir takı alıp bunun mutluluğuyla eve gitmediğimi. Sanki bir an önce eve gitmem gerektiğini düşünüp tek hedefin eve ulaşmak olduğunu. Gidince bir saat uyumamın zorunlulukmuş gibi olduğunu.

Sonra, kendimi hiç dinleyemiyor muşum mesela. Hep başkalarını dinlemekten. Beden sağlığım olduğu kadar ruh sağlığım için nelere ihtiyacım olduğunu hiç düşünmemişim uzun zamandır. Sürekli başkalarının mutluluğu için beynimi yoruyormuşum. Çözüm yollarını başkaları için bulmaya çalışıyormuşum.

Hayatımdaki her bir ayrıntıyı kontrol etmeye çalıştığımı fark ettim ayrıca. Ev düzeni… Kıyafet düzeni, dolap düzeni, mutfak düzeni, vs. Oysa ki bunun da bir sonu yok aslında.

Kısacası canımı, öz benliğimi ne kadar ihmal ettiğimi görüverdim. Böyle bir gece bir anda ampul yanar ya beyinde. Kendi kendime napıyorsun sen derken buldum kendimi bir hafta sonu. Dedim ki yeni bir haftaya başlarken yeni bir sayfa aç kendine! Diril ilkbahar gibi!  Üstündeki yüklerden kurtul! Tazelen! Planla! Ve en önemlisi de planladığını yap! Yapıyorum da gerçekten. Yakınlarımdakiler de şaşırıyor. Eskisi gibi olmaya başladın diyor. Gözlerinin içi gülüyor.

Sizlere de tavsiyemdir. Denemekte fayda var!