Kenarda bir miktar birikmişiniz mi var? Ya da tasarruf yapmaya mı çalışıyorsunuz? Her ne için olursa para biriktirmek günümüzde çok önemli. Ev, araba, eğitim, seyahat, tatil… veya zor günler için kenarda bir birikmişinizin olması gerekli. Peki bu birikiminizi nasıl değerlendireceksiniz? Şimdi size paranızı değerlendirmeye ilişkin alternatiflerini anlatırken aynı zamanda finansal okuryazarlığınıza da katkıda bulunacak bilgiler vermeye çalışacağım.

Vadesiz mevduat hesabı:

Herhangi bir iş için bankaya gittiğinizde ilkin açılacak hesap, vadesiz mevduat hesabıdır. Bu hesapta paranız olduğu gibi durur, hiçbir faiz/kâr payı kazanmaz. Fatura, vergi ve harç vb. ödemeler, hesaba bağlı banka kartınızla yaptığınız harcamalar bu hesaptan düşer. Maaşınız, kiranız vb. bu hesaba yatar. Kısacası gündelik işlemlerinizi gerçekleştirdiğiniz hesaptır.

Vadesiz tevdiat hesabı:

Vadesiz mevduat hesabından tek farkı döviz cinsinden olmasıdır. Amerikan Doları, Avro, İngiliz Sterlini gibi para birimlerinden birinde açılabilmektedir.

Vadeli mevduat/tevdiat hesabı:

Paranızı belirli bir süreliğine bankaya borç verdiğinizi düşünün ve bunun karşılığında vade sonunda belirli bir faiz ödemesi/kâr payı alıyorsunuz. İşte bu tür bir işlemi gerçekleştirdiğiniz hesaba vadeli hesap denir. Vadeli hesabınızla gündelik işlemlerinizi gerçekleştiremezsiniz. (Fatura ödemesi, para aktarımları, harcamalar vb.) Vadesi dolmadan paranızı çekmek veya kullanmak isterseniz, genelde bankalar size herhangi faiz/kâr payı ödemesi yapmazlar. Yatırım araçları arasından en risksiz araçlardan biridir.

Hazine bonosu/tahvili:

Devletin vadesi bir yıldan az olmak üzere ihraç ettiği borç senedine hazine bonosu, vadesi bir yıldan uzun olmak üzere ihraç ettiği borç senedine de hazine tahvili denir. Yatırım araçları arasından en risksiz araçlardır. Zira devletin borcunu ödeyememesi gibi bir durum çok nadirdir. Türkiye’de bunların ihraçlarını gerçekleştiren T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’dır.

Özel sektör bonosu/tahvili:

Devletin haricinde özel şirketler de kısa veya uzun vadeli finansman sağlamak için bono/tahvil ihraç edebilirler. İhraççı şirketin duruma değişmekle birlikte yatırım aracı olarak devlet tahvilinden daha risklidirler, bu yüzden daha yüksek getiri sunarlar.

Eurobond:

Devletin veya özel sektörün yabancı para cinsinden (genelde ABD doları ve avro) ihraç ettiği uzun vadeli borç senedidir. Türkiye’de ne yazık ki uzun vadeli (10 yıldan uzun) Türk Lirası borçlanması yapılamamasından dolayı hem devlet hem de özel sektör tarafından yeğlenen borçlanma türlerinden birisidir. Yatırım aracı olarak riskleri tahville benzerdir. Hem yabancı para cinsinden getiri elde etmek hem de kur farkından yararlanmak isteyen bireyler için uygun bir yatırım aracıdır.

Yatırım fonları:

Özel portföy kuruluşlarının topladıkları paraları (fonları) bir veya birden fazla yatırım aracında değerlendirdiği fonlara yatırım fonu denir. Bu kuruluşlar hisse senedi, altın, hazine ve özel şirket tahvilleri, döviz, gayrimenkul gibi yatırım araçlarını fonlarda değerlendirirler. Risk durumu, fonun yapısına bağlı olarak değişmektedir. Bireysel emeklilik sisteminde kullanılan fonlar da yatırım fonu olarak değerlendirilebilir.

Tasarruf yaparken birikiminizi enflasyona karşı ezdirmeyecek bir yatırım aracı tercih etmeniz yararınıza olacaktır. Böylelikle paranızın alım gücünü de korumuş olursunuz. Eğer bir birikim veya yatırım yapma düşünceniz varsa bu konularda uzman kişilerden bilgi ve destek almanızı öneririm.

Anımsatma:

Katılım bankalarında

“vadesiz mevduat/tevdiat hesabı” yerine “cari hesap”

“vadeli mevduat/tevdiat hesabı” yerine “katılım/katılma hesabı”

“faiz” yerine “kâr payı”

kavramları kullanılmaktadır.

Ayrıca katılım bankalarında verilen kâr payı için önceden belirlenmiş bir oran yoktur, kâr paylaşım oranı çerçevesinde kâr payı dağıtımı yapılır. Katılım bankalarının işleyişi mevduat bankalarından farklı olduğu için farklı kavramlar kullanılmaktadır.

 


İlginiz çekebilecek diğer yazılar:

Finansal Okuryazarlığa Giriş – 1

Hakan Gölgeci

Hakan Gölgeci

1994 yılının Ağustos’unda sıcak bir yaz gününde dünyaya geldim. Fakat bir sorun vardı, ben normal olmayan -engelli- bir birey olarak dünyaya gelmiştim. Bu durum önüme birçok “yapay” engel çıkarsa da ailemin -özellikle annemin- sınır tanımaz desteğiyle bütün bu sorunların üstesinden geldim. İlköğretimi Havuzbaşı İlköğretim Okulu’nda okul üçüncüsü olarak tamamladığımda aslında bana engel olmaya çalışan insanlara acıdıkları, kücümsedikleri insanların neler yapabileceğini kanıtladım. İlk SBS’zedelerden biri olarak girdiğim sınavlardan iyi bir puan alarak Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nin kazandım. Ve burada yaşamımın en keyifli, mutluluk verici, içten zamanlarını geçirdim; hayatımın en önemli tecrübelerini ve birikimlerini bu okulda öğrendim.2015 yılında buruk bir sevinçle okuldan mezun oldum. Şu an Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde öğrenim görmekteyim. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi’nin Açıköğretim Fakültesi’nde Sosyoloji bölümünde kendimi başka alanlarda da geliştirmek ve yetiştirmek için öğrenimimi
sürdürüyorum. Okul yaşamım dışında müzik, edebiyat, ekonomi gibi alanlarla da ilgiliyim. Bu da benim renkli kişiliğimin yansıması olsa gerek... Çaylak bir yazar adayı olarak ben de bu blogda yazılarımı siz değerli okurlarla paylaşacağım.
Hakan Gölgeci

Latest posts by Hakan Gölgeci (see all)