Teknolojinin gelişimi ve üretilen yeni teknik kabiliyetler, her alanda olduğu gibi havacılık sektöründe de önemli ölçüde etki üretmektedir. Bu sayede havacılık alanında yakın gelecekte ciddi değişiklikler ve yenilikler görmek kimseyi şaşırtmayacaktır.

Önümüzdeki birkaç yılda havacılık sektöründe görülmesi muhtemel yeni teknolojilere ve konseptlere birlikte göz atalım.

Elektrikli Uçaklar

Airbus E-Fan. Pascal Rossignol/Reuters

Geçtiğimiz yüzyılda uçaklarda pistonlu motorlar yerine türbin motorlar kullanılmaya başlanmıştı. Türbin motorların ise yerini elektrik motorlara bırakması hiç de uzak değil.

2014 yılında Airbus, ilk ful elektrikli E-fan motorlu uçağını görücüye çıkardı. İki koltuklu bu test uçağı, iki elektrik motoruyla tahrik ediliyor. Bu E-fan uçağıyla Airbus elektrikli havacılığın mümkün olabileceğini herkese göstermeyi hedefledi.

Airbus bu konuda çalışma yapan tek firma değil. Yakın zamanda Boeing ve JetBlue firmaları, Zunum isimli ortak bir startup şirketi kurdu. Zunum, 2022 yılında 12 yolculu hibrit elektrikli motora sahip yeni nesil uçağını hizmete sunacağını ilan etti.

Hipersonik Yolculuk

Airbus hipersonik uçağı görseli, PatentYogi. YouTube/PatentYogi

Elektrikli uçaklar sessiz, çevre dostu bir yolculuk sunarken, hipersonik uçuşlar ise yolcuları hızlı bir şekilde hedefe ulaştırmayı vadediyor.

Hipersonik uçuşa kuşkusuz en yaklaşan uçak, 2000’li yılların başında yaşadığı trajik bir kaza sonucu uçuşları durdurulan süpersonik Concorde uçağıydı. O yıllardan bu yana havacılık sektöründe henüz o hızlara ulaşan bir yolculuk gerçekleştirilemedi.

Ekonomi ve yakıt verimliliği endüstrinin en önde gelen hedeflerinden olmasına rağmen, Airbus ve Boeing gibi üreticilerin hala yüksek hızlı uçuş için bir gelecek vizyonları var ve bu konuda çalışmalarını sürdürmekteler.

2015’te Airbus ses hızının 4.5 katına kadar yüksek hıza ulaşabilen bir hipersonik jeti patentledi. Bu tasarımda turbojet, ramjet ve roket motoru konfigürasyonundan oluşan bir itki sistemi kullanıldığı gösterilmiştir.

2017 yılında Boeing’ten yapılan açıklamaya göre ise hipersonik ticari uçakların gelecek 10-20 yıl içerisinde gerçek olması işten bile değil. Yolcuların bu hizmet için ciddi bir ücret ödeyecek olmalarına rağmen, New York’tan Şangay’a iki saatten daha kısa sürede uçabilmeleri buna değecektir.

Biyoyakıt

Modern jet motorları, çok verimli ve inceltilmiş olduğu için hala kerosen (gazyağı) ile çalışır. Fakat bir gün, kerosenin yerini biyoyakıtlar alabilir. Elektrikli itici güç kadar devrimsel nitelikte olmasa da, biyoyakıtlar sera gazı emisyonlarını azaltmak için doğru yönde atılmış bir adım olabilir.

United, KLM ve Singapur gibi havayollarının halihazırda biyoyakıt kullanan ticari uçuşları bulunmaktadır.

Günümüzde biyoyakıtlar çok çeşitli geri dönüşüm yöntemleriyle farklı türlerde üretilebilmektedir. Bu konuda ilginç bir örnek Virgin Atlantic isimli şirketin çelik üreticilerinin atık gazlarını kullanarak biyoyakıt geliştirmek için Çinli bir firma ile çalışıyor olmasıdır.

Bununla birlikte, düşük petrol fiyatları nedeniyle şu anda ticari havayolları için biyoyakıtlar ekonomik değillerdir.

Otonom Uçuş

İlk günden itibaren pilotlar hava yolculuğunun ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bununla birlikte, teknoloji ilerledikçe, pilotlara yardımcı olmak için tasarlanan sistemler, pilotların yerine geçmeye başlıyor.

Kısa mesafeli uçuşlar için, Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’nde pilotsuz uçan taksiler test edilmeye başlandı bile. Büyük havacılık oyuncuları da bunun üzerinde dönecek gibi görünüyor.

Boeing, insansız uçak tasarımlarında uzmanlaşmış bir havacılık araştırma şirketi olan Aurora Flight Sciences’ı satın aldı.

Pilotların teknoloji ile yer değiştirmesi, havayolları için büyük mali tasarrufları da beraberinde getirecek. Yapılan araştırmalar, otonom uçuş teknolojisini adapte ederek endüstride 30 milyar dolar tasarruf edilebileceğini gösteriyor.

Otonom uçuşun ne kadar hızlı hayata geçeğini hep birlikte göreceğiz fakat teknolojinin de yanlışlara yol açma riski ortada dururken acil durumlarda dahi olsa pilotlara olan ihtiyacın biteceği de düşünülmüyor.

Biyometrik Teknoloji

Delta otomatik bagaj sistemi. Delta

Havaalanlarında uçuş check-in işlemleri için kağıt çıktıları kullanılırken artık uygulama tabanlı QR kodları bu iş için yeterli olmakta. Ama yakın gelecekte, ihtiyacımız olan şey daha basit olacaktır. Bunun nedeni havalimanı deneyiminin evrimindeki bir sonraki adımın biyometri teknolojisi olmasıdır.

JetBlue, bu yıl, kağıt veya elektronik biniş kartları yerine kullanılacak yüz tanıma teknolojisini geliştirmeye çalıştığını duyurdu. Tüm yolcuların yapması gereken bir kamera önünde durmak ve fotoğraf çektirmek. Fotoğraf daha sonra ilgili ülkenin Gümrük ve Sınır Devriye veri tabanı ile eşleştirilecektir.

Aynı zamanda, Delta Hava yolları, otomatik bagaj sistemi için yüz tanıma sistemlerini test ediyor. Otomatik check-in programı için parmak izi tanıma üzerinde de ayrıca çalışmalar devam ediyor.

Biyometrik sistemlerin, yolcuları tanıma ve işlemlerini daha hızlı gerçekleştirmelerini sağlama konusunda sunduğu avantajları kullanmak şirketlerin gelecek planlarında ön sıralarda.

Uçak İçi Bağlantı ve Eğlence Sistemleri

JetBlue Havayolları

Uçuş içi bağlantı ve eğlence sistemleri son birkaç yıl içinde uzun bir yol kat etti. Kısa zaman önceye kadar, uçuş içi eğlence sistemleri, yalnızca küçük bir baş üstü ekranda gösterilen filmden veya okunmak üzere alınan kitaptan oluşuyordu. Ve uçak içinde cep telefonu kullanmak yıllardır yasaktı.

Bugün ise durum daha farklı. Gösterişli koltuk arkası eğlence ekran sistemlerinin ve uçak içi internet kullanımının hayata geçirilmesi için sayılı günler var.

Uydu tabanlı internet bağlantısının geliştirilmesi, hantal uçak içi sistemlerin eninde sonunda modası geçeceği anlamına geliyor.

Akıllı cihazların çoğalmasıyla, eğlence sistemlerinin yaygınlaştırılması bir sonraki sıcak konu olarak görünüyor.

American, Delta, Southwest ve United gibi hava yolları, uçaklarında kablosuz ağ hizmeti sağlamaya başladı.

JetBlue, yolcularına ücretsiz yüksek hızlı internet sağlarken, Delta ayrıca uçak içinde yolcularına ücretsiz mesajlaşma hizmeti sunuyor.

 

Kaynak: https://www.businessinsider.com/how-technology-is-changing-airline-indusry-2017-10


İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Hipersonik Uçuş Nedir?

Abdullah İkiz

Abdullah İkiz

1993 baharında evimin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Sıradan bir hayat sürerken, benim için dönüm noktası İstanbul Cağaloğlu Anadolu Lisesi’ni kazanmak oldu. Çok keyifli 5 senenin ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’ne yerleştim. Bu sayede hem Almanca hem de İngilizce öğrendim. Üniversite 3. sınıfa başlamadan önce Erasmus programı ile Almanya’nın Aachen kentine gittim. Bir sene boyunca Aachen Teknik Üniversitesi’nde (RWTH) bölümüm ile ilgili dersler aldım. Şu an ise İTÜ Makina Mühendisliği Bölümü’nde mezuniyetim için gün saymaktayım.
Abdullah İkiz

Latest posts by Abdullah İkiz (see all)