Yaşamda çoğu zaman aksiyonu ve heyecanı sevenlerden olduğumu düşünsem de zaman ilerledikçe ve yaş almalar hızlandıkça dingin zamanlara ihtiyacımın arttığını düşünüyorum. Bunu bazen yoğun çalışma temposuna bağlıyorum. Bazen yoğun düşüncelerin beynimi meşgul etmesine, bazen de insanların dertleriyle dertlenmeye… Bu listeyi uzatıp gidebilirim sanırım. Aynı zamanda da bu hislerimde yalnız olmadığımı duyar gibiyim. Bu yüzden çoğul ifadelerle devam edeceğim cümlelerime.

Kaçıp gidesimiz gelebiliyor mesela. Her şeyden, herkesten, duyduklarımızdan, yaşadıklarımızdan hatta biraz abartırsam kendimizden. Çünkü özellikle olumsuz düşünceler ve tabi ki olumsuz duygular artmaya başlayınca küçüldükçe küçülüyor gibi hissetmeye başlıyoruz. Olumlu durumlar yerine yaşadığımız tüm olumsuzluklar sıralanıyor bir bir, birbiriyle sözleşmiş gibi. Yaşadıklarımızın bizlere hissettirdiklerinin miktarını seçme durumumuz bazen pek olamıyor. Yani “bu ara pek hüzün istemiyorum”, “yok bu ara aşırı heyecan isteğim var” diyemiyoruz. Bazen seçebiliyoruz gibi olsa da hayatın ani sürprizleri her zaman bizim için hazır durumda olabiliyor.


Beynimize yığınla düşünce biriktiriyoruz. Sorun olarak kabul ettiklerimizin birini çözmeden diğerine koşuyoruz. Çözüm yolları arıyoruz. Bazen hiç ama hiç içinden çıkamayacağımızı sanıyoruz. Dünya telaşının hiç bitmediği hayatımızda çok ama çok yorulabiliyoruz özetle, koca dünyada bir zerre kadar olan varlığımızla. Yaşadıklarımızın olumsuz taraflarını atlattığımızdaysa ne kadar da hafifliyoruz, listemizdekilerden bir tanesiyle daha baş ettiğimizi düşününce. Sonra iyi veya kötü birer anı olarak birikmeye başlıyor bu yaşananlar.

Anılar biriktiriyoruz işte tam bu durumlarda, bazen buram buram acı kokan. Bazen ise tam tersi huzurun dibine vuran. Bazen dönüp düşündüğünüzde bu anıları, hatta anıların içinde bulunan kişileri, hayırla yad edebiliyor musunuz? Kendinize bir sorun lütfen? Kaç hayırlı var hayatınızda, kaçı hayırsız?

Bana sorarsanız hayırsız diyeceğim az insan vardır yaşadıklarım arasında çok şükür. Bir elin parmaklarını geçmez, yüreğime sızı bırakıp giden veya bırakmaya devam eden. Hatta biriyle olan durum var ki anılarda hayır mı olsun hayırsız mı hala karar veremediğim… Birlikte yaşadığımız her olay ve durumda eve iç sızılarıyla döndüğüm… Şimdilerde ise iş gereği çocuğuyla daha çok muhatap olduğum… O çocuk ki bana hayırsız kişiyle olan yaşananları hayırla andıracak kadar sevgi besleyen. Bana evden kendisi yemeyip sütlaç kaçırıp gelen. Beni görmeden duramayan, adeta sevgisinde boğulduğum…

 


İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Anne Baba Duy Sesimi

Zor Kararlar