Bugün haberlerde en ön sıralarda duyurulduğu üzere Türk Dil Kurumu, bazı yabancı kökenli kelimeler için yeni Türkçe sözcükler önerdi. Bunu ilk defa yapmıyor TDK, lakin bu sefer herkesin dikkatini daha çok çekmeyi başardı. Önerilen karşılıklar da neredeyse hiç tutmayacak cinsten olunca olsa gerek bir hayli polemik üretti ve bir müddet daha üretmeye devam edecek gibi duruyor. Peki, gerçekten dilimiz içerisindeki yabancı kelime durumundan ya da ne kadarıyla kendi öz dilimizi kullanabildiğimizden haberdar mıyız?

Petrol Yer Yağı
Doğalgaz Yer Gazı
Store Perde Sarma Perde
SMS Kısa bilgi

TDK’nın yeni önerdiği Türkçe kelimeler

Şu an TDK’nın bu çalışması bizlere garip gelse de daha önceleri önerdiği bazı Türkçe sözcükleri güncel hayatımızda sık olarak kullanmaktayız. En çok bilineni ilk icat edildiği zamanlarda “computer” diye anılan “bilgisayar” sözcüğü. Bitki, çalıştay, kurultay, işlemci diğer bilinen ve yaygın olarak kullanılan TDK’nın önerdiği Türkçe sözcükler.


Dikkati çekiyor ki eskiden bir nebze de olsa işe yarayan TDK’nın bu iyi niyetli çabaları son zamanlarda neredeyse hiç karşılık bulmuyor. Çünkü tüm toplum tarafından kanıksanmış ve bilinen bir kelimeyi başka bir kelimeyle ifade etmek ve insanları buna alıştırmak neredeyse imkansız. Bilgisayar sözcüğü henüz computer adlı nesne yayılmamış ve çoğu kişi ne olduğunu bilmezken önerilmiş ve halk tarafından zamanla içselleştirilerek dilimize yerleşmiştir. Ama diğer birçok kelime için aynı durum söz konusu değil.

Bunun en büyük sebeplerinden biri, bilgisayar, telefon, televizyon gibi varlıkların bizim kültürümüzde olmayışı ile öz dilimizin bunları ifade edecek bir kelime haliyle üretmemesidir. Bu cihazlar icat edildikleri ülkelerde ilk defa kendi dilleriyle isimlendirildiklerinden dolayı diğer diller de haliyle üretilen nesneyi tanıyana kadar bu isimlendirmeyi kullanmak durumundalar. Bilim ve teknolojinin etkisine benzer bir duruma edebiyatta da rastlanır. Batıda Fransızca, doğuda Farsça edebi yanı kuvvetli ve kulağa hoş gelen, müzikal özellikte diller oldukları için bu diller şiire ve edebiyata hakim olmuş ve özellikle Farsçadan bu anlamda dilimize birçok yabancı kelime girmiştir.

Türkçeye giren yabancı kelimelerin nedenlerini uzatmak mümkün, fakat araştırmacılara göre üzülerek söylemeliyim ki günümüzde Türk dilinin % 70’i yabancı kelimelerden oluşmakta. Dolayısıyla TDK’nın gayretlerini de ben bu vahim duruma bağlıyorum. Oysa ki dilimizde bunca yabancı sözcük bizde Türkçe karşılıkları olmadığı için varlık göstermiyorlar. Türk dili tabi ki bu ve buna benzer kelimeleri karşılama konusunda aciz değil, lakin toplum tarafından benimsenmedikçe kelimeler anadilden de olsa unutulup gidebiliyor. Yani dilimizde var olan öz Türkçe kelimeleri koruyamadığımız için bugün bu haldeyiz. Buna en iyi örnek öz Türkçe olan “acun” kelimesi yerine “dünya”, “uçmak” yerine “cennet”, “tamu” yerine “cehennem” kelimelerinin kullanılması. Öz Türkçe olmalarına karşın zamanla halk tarafından yerlerine başka kelimeler kullanılmasıyla unutulup yok olmuş durumdalar.

Sonuç olarak TDK’nın çalışmaları bize çok absürt gelse de günümüz sosyal medyasının da etkisiyle yitip gitmekte olan dilimiz için bir şeyler yapma ihtiyacı olduğu gerçeğini de göz ardı edemeyiz.

Abdullah İkiz

Abdullah İkiz

1993 baharında evimin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Sıradan bir hayat sürerken, benim için dönüm noktası İstanbul Cağaloğlu Anadolu Lisesi’ni kazanmak oldu. Çok keyifli 5 senenin ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’ne yerleştim. Bu sayede hem Almanca hem de İngilizce öğrendim. Üniversite 3. sınıfa başlamadan önce Erasmus programı ile Almanya’nın Aachen kentine gittim. Bir sene boyunca Aachen Teknik Üniversitesi’nde (RWTH) bölümüm ile ilgili dersler aldım. Şu an ise İTÜ Makina Mühendisliği Bölümü’nde mezuniyetim için gün saymaktayım.
Abdullah İkiz

Latest posts by Abdullah İkiz (see all)