Türkiye Kuzey yarım kürede 36-42 kuzey paralelleri, 26-45 doğu meridyenleri arasında bulunan, üç tarafı denizlerle çevrili yarımada konumundadır. Ayrıca üç büyük kara parçasının ortasında bulunmaktadır. Bu coğrafi konum ise ülkemizin  iklim özellikleri üzerinde etkilidir. İklimin en önemli elemanlarından biri olan basınç merkezlerinin Türkiye’yi nasıl etkilediğine bakalım.

Kuzey yarım kürede büyük  kara parçaları geniş yer tutar  denizler  ise karaların arasına sokulmuş durumdadır. Bu durum basınç bölgelerinin  çeşitlenmesine, çeşitli basınç merkezlerinin doğuşuna ve cephelerinin karışık olmasına neden olmuştur. Bu oluşumda yeryüzü şekillerinin de payı yüksektir. Genel itibarıyla yazın karalarda sıcaklıktan dolayı alçak basınç, denizlerde ise karalara göre daha serin olduğu için yüksek basınç olur. Türkiyeyi ise Balkanlar ve  Sibirya üzerinden  gelen yüksek basınç kış aylarında etkiler. Azor yüksek basıncı kış aylarının serin ve yağışsız geçmesini sağlar, İzlanda alçak basıncı ise Türkiyeye batı ve kuzey batıdan sokularak cephe yağışına neden olur. Basra alçak basınç merkezi ise yaz aylarında güney ve güneydoğudan eserek kuraklık getirir.

SİBİRYA TERMİK YÜKSEK BASINÇ

Kuzey yarım küre kış aylarında soğuktur. Arktik bölgelere bir de karalar üzerinde oluşan soğuk hava eklenince sıcaklık daha da düşer.  Kışın kuzey yarım küre üzerinde arktik kütleler ile güney kaynaklı sıcak hava kütleler karşılaşarak çok güçlü alçak basınç (siklon) oluşturur. Bu yüzden kışın kuzey yarım kürede karışık fırtınalı kötü hava koşulları oluşur. Yaz aylarında ise büyük karaların ısınmasıyla tropikal hava kütleri arktik hava kütlesini kuzeye doğru iter.

Ülkemizin kuzeyindeki Sibiryada yerleşen soğuk hava sarkarak Doğu Anadolu Bölgemizi  etkisi altına aldığı zaman kış şartları zor olur. Kış aylarında Sibirya; kurak, soğuk, karasal hava kütlesinin doğuş alanı olur. Bu hava kütlesi kuzey bölgesindeki arktik polar hava kütlesi ile birleşerek Sibirya arktik cephesini oluşturur. Güneybatıya inerek büyük sahranın karasal kurak yağışsız hava kütlesi ve atlas okyanusunun ılık yağışlı hava kütlesi ile karşılaşarak Akdeniz cephesini oluşturur. Bu üç cephe arasında sıcaklık zıtlığının olması Akdeniz’in nem verici etkisiyle etkisini daha da güçlendirir. Kış aylarında Akdeniz Bölgemizde cephe yağışlarına neden olur. Doğu Anadolu’da Erzurum Kars bölgesinden Türkiye’ye gelen Sibirya yüksek basınç merkezi kış aylarının kurak ve soğuk geçmesine neden olur.



AZOR DİNAMİK YÜKSEK BASINÇ

Kuzey Atlas okyanusun 30-40 enlemleri arasında yıl boyunca yüksek basınç çekirdeği vardır. Bu Azor yüksek basınç merkezi bütün yıl güney batı kaynaklı ılık yağışlı havayı Avrupa’ya ve Kuzey Amerika’ya gönderir. Kış aylarında  güneye Kanarya adalarına çekilir. Yaz aylarında ise genişleyip tropikal  karasal kurak bölgeleri ile ilişki kazanır. Sürekli alizeleri besler, Antil adalarına kadar ilerler ve oradan tekrar kuzeye yönelir.

Bazen de Atlas okyanusu soğuk (polar) cephesine karışır. Azor yüksek basınç merkezinin en büyük etkinliği, Atlas okyanusu soğuk (polar) cephesini besler. Bu cephe Batı Avrupa için çok önemlidir. Kışın Azor yağışlı bölgesi zayıflayınca Atlas soğuk (polar) cephesi güneye iner. Bu cepheden doğan hava denizden geçerken nem alır ve  Avrupa’ya yağış getirir. Avrupa dan Anadolu’ya doğru da hava hareketleri gelişir. Bu hava kütlesi  içindeki nemi yağış olarak batı Avrupa’da bırakır. Nemi azalan hava, serin kuru hava kütleleri haline gelir. Azor  yaz aylarında Anadolu’nun yaz poyraz rüzgarını besler.

Kış aylarında Azor yüksek basınç merkezi Akdeniz cephesini besleyerek yeni  alçak basınçların (siklonların) oluşmasını sağlar.

BASRA  TERMİK ALÇAK BASINÇ MERKEZİ

Yaz aylarında  Kuzey Afrika ve Orta Asya sıcak karakterli karasal hava kütlelerinin (tropikal kontinental) doğuş alanı olur. Bu sıcak karakterli ve kurak havayı  suptropikal yüksek basınç alanları (dünyanın en sıcak ve en kurak alanları) besler.

Suptropikal yüksek basınç alanları dünyanın günlük dönüşü sonucunda oluşur. Yaz aylarında karalardaki ısınma termik kökenli alçak basınçları oluşturur. Bu termik etken dinamik yüksek basıncın etkisini ortadan kaldırır. Bunun sonucunda yerel alçak basınç alanları oluşur.

Bu basınç alanlarından biri de Türkiyeyi yaz aylarında etkisi altına alan Basra Körfezi- İran alçak basınç merkezidir. Etkili olduğu dönemde, Güneydoğu Anadolu bölgesi ve tüm Türkiye’de aşırı sıcaklığa, şiddetli buharlaşmaya ve kuraklığa neden olur. Yaz aylarında Basra alçak basınç merkezlerinin genişlemesiyle güney sektörlü sıcak rüzgarlar Anadolu’nun iç kısımlarına kadar sokularak kuru ve kavurucu sıcaklar oluşturur. Bu rüzgarların estiği zamanlarda bitkiler kısa sürede  sararıp solar ve kurur.

İZLANDA DİNAMİK ALÇAK BASINCI

Tropikal bölgelerden kutuplara yeryüzüne esen sıcak ve nemli batı rüzgarları 60 enlemleri dolaylarında yüksek enlemlerden gelen soğuk ve kuru kutupsal polar rüzgarlarla karşılaşarak yükselici hava hareketlerinin belirdiği dinamik bir alçak basınç kuşağı oluşturur. Bu farklı sıcaklık ve nem özelliğine sahip hava kütleleri karşılaştıkları zaman, kötü hava koşulları, fırtınalar, yağışlar hüküm sürer. Meteorolojik bakımdan en karışık ve sürekli değişen kuşaktır. Bu polar (soğuk) cephe kuşağında gezici alçak basınç (siklonlar) doğar. Bu alçak basınçlar (siklon) batı rüzgarlar kuşağına veya kutup bölgelerine doğru hareket ederler. Temmuz ayında kuzeye Ocak ayında güneye inerler. Bu yüzden Anadolu kışın soğuk (polar) cephe ve Akdeniz cephesinin ve oralarda doğan gezici alçak basıncın (siklon) etkisinde kalır. Termik etkenlerin de etkisiyle soğuk (polar) cephe Atlas Okyanusunda İzlanda civarında derinleşir ve genişler. Böylece gezici (siklonlar) oluşur. Kış aylarında Akdeniz’de bir alçak basınç alanı oluşturur. Oradan da gezici Akdeniz depresyonları doğar.

Kış mevsiminde Sibirya Termik Yüksek Basıncı zayıf olduğunda İzlanda Dinamik Alçak Basıncı etkili olmaya başlar. Bu durumda ülkemizde hava sıcaklığı ve yağışlar artar.

 

 

 

Kaynaklar

Genel Klimatoloji  Prof.Dr. Oğuz EROL

Türkiye Coğrafyası   Prof.Dr. İbrahim ATALAY

Türkiye Coğrafyası 1 – (fiziki) Prof.Dr. İbrahim ATALAY