Tüm dünyada siyah-beyaz alanların giderek keskinleştiği bir dönemde gri alanları ne kadar çok kesiştirmek gerektiği su götürmez bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Zira birlikte yaşama kültüründen, karşılıklı saygı ortamından, ortak his dünyalarından koşar adım uzaklaşmaktayız. Üstelik bu yüzden daha mutsuz ve umutsuz bireyler haline gelmekteyiz. Her türlü olumlu ve olumsuz duyguyu birlikte paylaşmayı unuttukça psikolojik sorunlarımız da artıyor, karamsar bir yalnızlığın içine doğru sürükleniyoruz. Ayakları yere sağlam basan bir birey olmak; toplumdan soyutlanmak, insan ilişkilerini kişisel bir tehdit algılamasıyla yürütmek veya yalnızlaşmak olmamalı. Günümüz teknoloji eksenli sosyal medya varlığının ilişkilerimizi geliştireceği yerde iletişime büyük bir darbe vurduğu gerçeği ise başka bir yazımızın konusu olacak önemde incelenmesi gereken diğer bir etken. Sosyolojik olarak bu negatif ayrışmaların arttığı bir dönemde bir araya gelme kültürünü ve duygusal farklılıklara rağmen ortak potada eriyebilme çabasını önemli buluyorum.

Bu duygu ve düşüncelerden hareketle hayata geçirdiğimiz blog sitemizde çeşitli ilgi alanlarından dostlarımızı bir araya getirerek gündelik hayata, insan ilişkilerine dair ortak paylaşım merkezleri oluşturmak niyetindeyiz. Bizler için de çok yeni ve uzun soluklu bir yolculuk anlamına gelen bu mecranın hepimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Öte yandan böyle bir oluşuma gitmek istememizin diğer önemli nedeni ise yazmanın birçoğumuz için büyük heves ve ilgi uyandırdığını fark etmemiz olmuştur. Hepimizin iyi kötü zamanında tuttuğu bir günlük defteri, birkaç satır karaladığı müsveddeleri olmuştur. Bu anlamda yazmak, yazana dünyasını dışarı açma, okuyana ise yeni dünyalar keşfetme fırsatı veriyor. Böylece değeri ikiye katlanıyor. Yazarak sadece okuyuculara derdimizi anlatmayı değil aynı zamanda yazdıkça kendimizi de tanımayı, duygu ve düşüncelerimize yol çizebilmeyi umuyoruz.

Bizler yazarken çok keyif alacağız. Umarım sizler de Türlü Kalemler’de geçirdiğiniz süre boyunca bol keyif alır, yeni denizlere yelken açma fırsatını bulabilirsiniz.

Abdullah İkiz

Abdullah İkiz

1993 baharında evimin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Sıradan bir hayat sürerken, benim için dönüm noktası İstanbul Cağaloğlu Anadolu Lisesi’ni kazanmak oldu. Çok keyifli 5 senenin ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’ne yerleştim. Bu sayede hem Almanca hem de İngilizce öğrendim. Üniversite 3. sınıfa başlamadan önce Erasmus programı ile Almanya’nın Aachen kentine gittim. Bir sene boyunca Aachen Teknik Üniversitesi’nde (RWTH) bölümüm ile ilgili dersler aldım. Şu an ise İTÜ Makina Mühendisliği Bölümü’nde mezuniyetim için gün saymaktayım.
Abdullah İkiz

Latest posts by Abdullah İkiz (see all)