Yürek, Türkçe haricinde tam karşılığı olmayan kelime. Zaman zaman üzerine kezzap dökülen nesne diye tabir etmiş biri. Bildiğimiz kalp aslında. İçimizde derinlerde olan organımız. Bitmez tükenmez hislerimizin barındığı az çarpmasının ve çokluğunun bizi nasıl da sarstığı organımız. İnsani duygularımızın da barındığı yer aslında.  Nerden aklıma düştü bu kelime derseniz; tam da bugün yine yürekten derin bir off çektiğim için. Acılı bir off hem de.

Hayatta bizi üzen meselelerin başında neler gelir azıcık bir düşünelim mi? Sevdiğimiz birini kaybetmek mesela. Ya da değer verdiğimiz birinin güvenimizi yerle bir etmesi. Beklemediğimiz davranışlar sergilemesi. İşte tam bu sonuncudan bir tane de benim başıma geldi. Belki de bu yazıya konu oldu.

Tam da bugün insanların acizliğine yansam mı, üzülsem mi, bozulsam mı bilemediğim bir gün oldu. Tek başıma atlatmaya çalışırken yine en güzel yöntemlerden biri kaleme sarılmak oldu. Olayı burada paylaşmayacağım ama sunu biliyorum ki kızgınlık geçer belki de kırgınlık sanki daha zor geçiyor, değil mi dostlar? İçin cız ediyor mesela. Özellikle emek verdim dediğimiz, vakit harcadım dediğimiz bir kişinin bir kaç satırla onca emeği yerle bir etmesi çok zoruma gitti. Öyle böyle değil. Haa sanmayın bu emek kendimle iletişimi içindi. Yok, sadece kendi hayatini mahvetmesini engellemeye çalışmaktı. Ama olmadı olamadı. Denizi geçti derede boğuldu. Çünkü anlıyorsunuz ki siz ne kadar çabalasanız da dil dökseniz de karşınızdaki aynı çaba ve istekte olmazsa sonuç pek de başarılı olmuyor.  Mesleği, kariyeri ne olursa olsun içindeki zaafları, acizliği bir anda gün yüzüne çıkıyor. Seni, söylediklerini devre dışı bırakıp egosunun peşinden koşuyor. Hatta gururla yapıyor bunu biliyor musunuz? Bunu da görünce daha ne dersiniz ki? Üzülürsünüz, yanar belki yüreğiniz ama ne diyebilirsiniz ki? Tercih yapılmış, kartlar oynanmış, oyunun sonuna gelinmiştir. Israr etmenin ve çabanın bir faydası olmayacağını biliyorsunuzdur. Ben de öyle yaptım.

Ve son cümlem Allah selamet versin oldu yüreğime kezzap döküle döküle. Ama biliyorum ki bir gün pişmanlık kapısını çalacak. Çünkü hayatın olduğu gibi yapılanların da bir sonu olacak. Acıttığı yerden acıyacak yüreği. O zaman ben üzülecek miyim bilmiyorum gerçekten!